Almanya'nın bir geleneği olan ve benim buraya geldikten sonra keşfedim keyif aldığım yerlerden biridir FLOHMARK. Alman televizyon kanalı RTL'in' " Der Trödeltrupp " diye programı bile var. Bkz. http://www.rtl2.de/sendung/der-troedeltrupp-das-geld-liegt-im-keller. Kısaca maddi olarak zor durumda olan ailelerin evlerine gidiyorlar. Kilerdeki eşyalara bir değer biçerek onlarla beraber Flohmarkta satış yaparak aileyi ekonomik darboğazdan kurtarıyorlar. Sunucularından biride Türk :).
Almanya sınıf farkının büyük oranda ortadan kalktığı bir ülke ( bu benim deneyimlerinden yola çıkarak edindiğim kişisel görüşüm) olduğunu bit pazarında bile hissettiriyor. Paylaşma alışkanlıkları değişik olduğundan killerlerindeki eşyaları böyle pazarlarda sergileyerek hem kendi bütçelerine hemde ekonomiye bireysel olarak katkı sağlıyorlar.Her yaştan ve meslekten kişiler, metrekare ücretlerini ödeyek satmak istedikleri ürünleri sergiliyor. Sürekli takip edemesemde büyük olanlarına senede birkaç kez gidiyorum. Her 1 Mayıs işçi bayramı ve 3 Ekim Almanya'nın birleşme bayramı tatillerinde yaşadığımız bölgede büyük Flohmark kuruluyor.
Ilk duyduğumda sanki çok eski, kötü, tabiri caizse hışır eşyaların satıldığı bir pazar sanmıştım. Sanmıştım diyorum çünkü öyle değil. Canlı hayvan hariç aklınıza ne geliyorsa eski yeni herşeyi bulabilirsiniz. Bu bana taaa ata dedem zamanından kalmıştı diyebileceğiniz parçalardan tutunda etiketi üzerinde gıcır gıcır eşyaları, 10 Cent'ten başlayıp yüzlerce euroya kadar olan aralıklarda alabilirsiniz.
Koleksiyoncuysanız, yada kırılan kaybolan eşyalarınızı tamamlamak için buralardan daha da harika bir yer bulamazsınız. Ve tabiki pazarlık yaparak çok iyi parçalarıda güzel fiyatlara kapatabilirsiniz.
Daha özel parçaları camekanlı kutuların içinde tutuyorlar. Madalyalar 2. Dünya savaşından kalmış.
Bu parçaların fiyatları birazdaha yüksek antika çünkü. Bu arada bende gayet ciddi çıkmışım :)
Çünkü çocuklar pek hoşlanmıyor pazar dolaşmaktan, burası daha eğlenceli onlar için.
Değişik Alman pastaları.
Moda yönünden kompleksiz ve rahatlar. İşte buyrun. Insan çeşitliliğide bir karede ancak bu kadar net yakalanabilirdi :)
Bir ülkeyi tanımak sadece onun tarihini öğrenmek yada yemeklerinin tadına bakamakla sınırlı değil. Yaşamlarını en yalın böyle görebiliyorsunuz. Çünkü turistlik yerler hep süslü püslü. Ama gerçek buralarda gizli. Yolunuz düşerse gezin efem değişik ve hoş saatler geçirebilesiniz.




















Hiç yorum yok:
Yorum Gönder